ZOR ZAMANLAR HANTAL İŞLETMELERİ DAHA DA ZORLAR: NEDEN ATLETİK DEĞİLİZ? – 2

7 Temmuz 2020, Salı Makaleler
Image
access_time Okunma Süresi : 

İşletmelerin hızla değişen pazar koşullarında çevikliklerini korumaları hiç olmadığı kadar önemli bir hale gelmiştir. Doğası gereği kuruluş aşaması, işletmelerin en dinamik olduğu dönemler olmasına rağmen zaman içerisinde büyürken, kurumsal dinamizmi geliştirecek olanaklar da gündeme gelir. Daha çok ve nitelikli personel, makine-ekipman veya dijital teknolojiler, pazar bilgisi, vb. kazanımlar bu alanda işletmelerimize kolaylaştırıcı olanaklar sağlar. Ancak yine de büyüme, işletmelerde riskleri ve fırsatları birlikte getirir. Bir önceki yazımızda, büyüme sürecindeki tercihlerimizin işletme olarak kaderimize etkilerini analiz etmiştik. Bu yazımızda ise, bu yolculukta sermaye hareketleri ve yatırım tercihlerinin işletmeleri hantallaştırmaması gereği üzerinde duracağız.

İşletmeler, yaşam evrelerinde mevcut durumlarını korumak veya büyümek için yatırımlar yaparlar. Her iki durumda da amaç, işletmenin pazardaki etkinliğini korumak veya artırmaktır. Buradaki gizli ifade: ‘Yatırım yaparken işletmemizin etkinliğine zarar vermemek gerekir.’

İşletmeye yapılan yatırımlar nerelere yapılır? İş süreçleri yerine; makine ve ekipmana, teknolojiye, yönetim sistemlerine, personele, bilgi-deneyime yatırım yapılabilir. Bu yatırımların bir kısmı somut yatırımlardır (İşyeri, makine-ekipman gibi). Bir kısmı ise somut olmayan yatırımlardır (Personel, teknoloji gibi). Bizler, somut yatırımlara daha eğilimliyizdir. Yani gözümüzün gördüğü, elimizin tuttuğu alanlarda daha cesur yatırımcılarız. İşletmeye yapılan tüm yatırımlarda olduğu gibi somut yatırımları yaparken de verimlilik ve etkinlik artışı temel hedefimiz olmalıdır. İş yerine veya makine ve ekipmana yatırım yaptığımız zaman işletmemizde birim maliyeti düşürmek, hızı artırmak, genel gider etkinliği sağlamak, müşteri veya tedarik pazarlarına daha yakın olmak örneklerinde olduğu gibi verimlilik kazanımı sağlamak gerekiyor. Bu verimliliklerin bileşkesi, toplamda bizi pazarda daha etkin bir işletme haline getirecektir.

Bu amaçların dışında rant beklentisi, devlet desteği, ucuz kredi olanağı veya ihtiyacımız olmayan bir fırsatı değerlendirmek için yapılan yatırımlar, işletmenin verimliliğini ve dolayısıyla etkinliğini azaltacaktır. Gerçek hayat örnekleriyle konuyu biraz daha açalım. Toplamda 1.000 m2 alan ihtiyacı olan bir işletme, organize sanayide yerler değerlenecek ve/veya yapmışken, büyük yapalım diyerek 10.000 m2 kapalı alan yatırımı yaptığında bu işletme daha etkin olmak yerine hantallaşıyor. Bir başka örnekte, aldığı makineyi düşük kapasite ile kullanan bir işletme ortalama verimliliğini düşürerek hantallaşıyor. Gerçek hayattan bu gibi örnekleri rahatlıkla çoğaltabiliriz. Bu örneklerin ortak yanı, bir taraftan işletmenin tüm fonksiyonlarını gereksiz zorlamayla yorarken, diğer taraftan finansman gücünü zayıflatarak işletmeyi rekabette geride bırakır. Buradan çıkarılan sonuç; yatırım aşamasında beklenti ne kadar büyük olursa olsun, yatırım sonrasında işletmenin nefesini açmak yerine, nefesini kesen yatırımlar bizi hantallaştırır.

İşletmeye yapılan yatırımlar, finansal açıdan işletmenin ölçeği ile uyumlu olmalıdır. Girişimcilik özü itibariyle iyimserlik gerektirir. Ancak unutulmamalıdır ki, girişimcilik aynı zamanda risk yönetim sanatıdır. Sadece iyimser senaryolar üzerine yapılan yatırımlar, gerçeklerle test edildiğinde işletmenin gücünü zayıflatır. Yatırımlar sırasında işletmede bulunması gerekli kritik sermaye gözetilmelidir. İşletme sermayesi, bu seviyenin altına düştüğünde işletme kırılgan hale gelir. COVID-19 krizi bizlere uzun süredir unuttuğumuz bir kavramı da hatırlattı; “Yedek akçe”. Her dönem, işletme içinde veya dışında meydana gelebilecek olumsuz durumlar için bir rezerv yedekte bekletilmelidir. Yatırımlar konusunda çok hızlı ve atik bir işletme, pazardaki koşulların olumsuza dönmesi veya beklenmedik bir zorluk karşısında nefesi kesilmiş yakalanabilir. Kısa süre öncesinde çok atik görünen işletmemizin dinamizme en ihtiyaç duyduğu dönemde hantal kalması hiç istenmeyen bir durumdur.

Ülkemiz büyümek zorunda olan bir ekonomiye sahipken işletmelerimiz de büyümek durumundadır. Ancak, büyüme adına atılan adımlar işletmemizin gücüne güç katmalıdır. Bir işletmenin ürün/hizmet yelpazesi, markası, müşterileri, üretim/ticaret tesisleri gibi sermaye yapısı da en önemli güçleri arasındadır. İşletmeye yapılan yatırımlar sırasında finansal altyapıyı zayıflatacak ve böylece işletmenin etkinliğini zayıflatacak adımlar atılmamalıdır.

İşletmelerimizdeki temel sıkıntı noktalarından bir tanesi de elde edilen kazanımların işletme dışı yatırımlara yönlendirilmesidir. İşletme sahiplerinin kişisel yatırımları veya başka iş alanlarına yapılan yatırımlar sıklıkla gündeme gelir. Aslında bu girişimci kişiliğin beklenen yan etkisidir. Buradaki sıkıntı, bu amaç için kullanılan sermayenin işletmenin can suyuna zarar vermesidir. Patron, yönetim gücü ve sermayesini değişik alanlara böldüğünde işletme etkinliğinde azalma meydana gelir. Bu da işletmenin rekabette gücünü azaltırken diğer yandan da fırsatlara karşı tepki yeteneğini zayıflatır. Yani, işletme hantallaşır.

Yeni normalde işletmelerimiz kendi ana iş alanlarına odaklanmalıdır. Dünya bilinmez bir döneme giriyor ve her bilinmezlikte olduğu gibi risk ve fırsatlar bizi bekliyor. Hem oluşacak risklerden kurtulmak hem de muhtemel fırsatları değerlendirmek için işletme sahibi ve yöneticilerimizin işletmenin ana konusuna odaklaması gerekiyor. Bu süreçte işletmenin etkinliğini ve finansman altyapısını zayıflatacak yatırımlar ile işletmenin dikkati dağıtılmamalıdır.
COVID-19 pandemisi ile başlayan yeni dönemde işletme içi ve dışı verimsiz yatırımlara artık daha hassas olmalıyız. Atletik olma zamanında işletmemizin her kuruşu kıymetlidir.

Yazar: Guru Akademi Araştırma Ekibi

Diğer makaleler

Image
13 Nisan 2019, Cumartesi
Kobiler için yurt dışı iş gezisi desteği rehberi
Devamını Oku »
Image
14 Mayıs 2019, Salı
Kobilerin karşılaştığı teknolojik zorluklar
Devamını Oku »
Image
22 Ocak 2020, Çarşamba
ERP Sistemlerinin KOBİ’lere Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?
Devamını Oku »