ŞİRKETİMİZ İÇİN EN KRİTİK 9 AY! – BÖLÜM 2

14 Mayıs 2020, Perşembe
Image
access_time Okunma Süresi : 

ÖNÜMÜZDEKİ İKİNCİ 3 AY (3-6 AY ARASI)
En zorlu aşamanın atlatılmasının ardından ikinci 3 ayın en temel başarı kriteri, işletmeyi tekrar gelir/gider dengesine oturtmak olacaktır. Burada gelir/gider dengesi ile nakit dengesinin farklılığı unutulmamalıdır. Aşağıdaki bölümlerde bu farklılığı açıklığa kavuşturmaya çalışacağız.

GELİR-GİDER DENGESİ İÇİN GELİR PLANLAMASI
Bu dönemde işletmeler, gider yönetimine odaklanarak krizin ötesine geçmeye çalışmaktadır. Peki gider yönetimi yapılarak nereye kadar gidilebilir? İşletmenin bir yerde gelir-gider dengesini oluşturarak tekrar çıkışa geçebilmesi gereklidir. Gider yönetimi, işletmenin kısa dönemde hayatta kalmasını sağlayabilir ancak gelir yönetimi ile desteklenmediğinde sonuç yine başarısız olur. Bu dönemde işletmeler gideri dengeleyecek gelir akışını sağlamalıdır. Eski müşteriler, yeni müşteriler, eski satış kanalları, yeni satış kanalları, eski pazarlar ve yeni pazarlar gibi. Bu dönem işletmeye gelir akıtmak için mazeret kabul edilmeyen bir dönemdir. İşletmedeki her bir çalışan, depodan üretime, muhasebeden lojistiğe kadar herkesin gündemine satış çabasını taşımalıdır. 1973 yılındaki petrol krizinde Mitsubishi firmasının krizi atlama hikayesi böyle başlamıştır. Ve o dönem en çok satışı, üretimde çalışan personel yapmıştır.

İŞLETMEYİ NAKİT DENGESİNDE TUTABİLMEK
Önümüzdeki süreçteki ikinci 3 aylık dönemde, gelirlerin artarak giderleri karşılayacak duruma gelmesi işletmenin hemen nakit akış dengesine oturması anlamına gelmeyecektir. Bu dönem satışlar kanalıyla elde edilen gelirlerin nakit girişine dönüşünceye kadar nakit çıkışına neden olacak giderlerin ödenmesi için nakit açığının gündemde olması muhtemeldir. Bu nakit çıkışları, geçmiş dönem giderlerinden vadesi gelmiş ödemeler ile bu dönemin gelir getirici faaliyetleri için ödenmesi gerekli kalemleri de içerecektir. Bu nedenle ikinci 3 aylık dönemin ilk yarısında işletmeye nakit enjeksiyonu gereksinimi devam edebilir. Ancak daha sonra işletme, nakit akışı açısından da dengeye gelmelidir. Önümüzdeki 6 aylık sürecin sonunda işletmenin gelir/gider dengesinde gelir lehinde artıda olması ve nakit akış dengesinde ise açık vermiyor duruma gelmiş olması en temel hedeftir.

SABİT GİDERLERİN TEKRAR ARTIŞI GÜNDEMDE OLACAK
İşletmemizde gelir artırıcı faaliyetlerin başlaması ilk 6 ayın ilk yarısında olmasa bile ikinci yarısında tekrar sabit giderlerde artışa neden olacak ihtiyaçlar da doğuracaktır. Bu konu ile ilgili daha önce yayınladığımız ‘Etkin Verimli…’ yazımızı okuyabilirsiniz. Bu dönemde işletmenin sabit giderlerini artıracak personel giderleri dahil olmak üzere her türlü gidere ihtiyatlı yaklaşmakta fayda vardır. Buna karşın işletmeye gelir oluşturacak faaliyetler için zorunlu olacak giderler yapılacaktır. Örneğin bu dönemin modası olan sanal ortam satışları için yapılması gerekli sabit giderler veya satış artırmak için satıcı personel alımı gibi giderler yapılmalıdır. Öncelikle bu giderlerin yapılması öncesinde plan ve hedeflemenin iyi yapılması gereklidir. Bir de sabit giderleri artıracak her türlü faaliyetin, nakit akış dengesini yakaladıktan sonraya bırakılmasında fayda olabilir. Ancak bu dönem işletmenin sabit gider azaltma önlemleri kapsamında attığı adımların bir kısmının, işletmenin ve piyasanın normalleşme döneminde geri alınması gerekecektir. Burada sabit gider artırıcı kararlar alınırken, etkinlik ve verimlilik her zamankinden daha sıkı denetlenmelidir.

ŞİRKETİ GELECEĞE TAŞIYACAK YENİ İNSAN KAYNAĞI İÇİN İLK ADIMLAR ATILABİLİR
Salgın kaynaklı kriz sadece bizim sektörümüzü ve işletmemizi değil, tüm dünyayı etkilemiş durumdadır. Bu etki maalesef birçok nitelikli insan kaynağının da açığa çıkmasına neden olmuştur. İlk 6 aylık süreçte, özellikle de bu dönemin ikinci yarısında pazarda bizi “yeni normal” döneminde geleceğe taşıyacak insan kaynağı fırsatlarını da izleme radarımıza almamız gereklidir. Normal koşullarda temini mümkün olmayan üstün nitelikli insan kaynağı bu dönem işletmelerimizin temin edebileceği noktaya gelecektir.

DİJİTAL DÜNYAYA ENTEGRASYON PLANLAMASI
Sektöründen, büyüklüğünden ve niteliğinden bağımsız olarak “yeni normal” döneminde her işletmenin sanal dünyada ayak izi olmak zorundadır. Kimisi çok koşturur, kimisi az yürür ancak dijitalleşme her işletmenin ana gündem maddeleri arasındaki yerini almaya başlamıştır. İşletmenin genel yönetimi, satış yönetimi, tedarik yönetimi, müşteri yönetimi, işletme için fonksiyon yönetimi, marka yönetimi ve diğer her türlü işletme faaliyetlerinde işletmeler daha çok dijital ve sanal olacaklardır. Bu gereksinim işletmelerin makine-ekipman, iş yeri, vb. somut yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ile ilgili soyut ve katma değerli yatırımlar yapmalarını da gündeme getirecektir. Burada dikkat edilmesi gerekli nokta; Her soyut ve çok da yakın olunmayan yatırım konusunda olduğu gibi bu alandaki yatırımlarda da çok düşünüp az hareket etmek olmalıdır. Aksi durumda bize dünyaları vaat eden ancak sonucu boş çıkan havalı yatırımlar ile işletmeyi hantallaştırabiliriz. Bu konuda çokça kaynak araştırması yapılması ve doğru danışmanlık kullanımı hayat kurtarabileceği unutulmamalıdır.

“YENİ NORMAL”İN İPUÇLARINI İYİ OKUMAK LAZIM
Önümüzdeki 6 aylık sürecin ikinci yarısı, “yeni normal” diye adlandırılan bilinmezin bize yüzünü göstermeye başlayacağı bir dönem olacaktır. Burada işletme patronları ve yöneticilerinin tüm meraklı bakışlarıyla, yeni dönemin işaretlerini aradıkları heyecanlı bir faaliyet içinde olmaları gerekecektir. Bugüne kadar sektörde ve dünyadaki tüm ezberlerin sorgulanması nedeniyle geçmiş dönemin doğruları bizi yanlış sulara sürükleyebilir. Sektörde ve dünyadaki güncel tartışmalar bu dönemde günlük olarak izlenmelidir. Bilinmelidir ki bu izlemeler sonucunda yapılacak analiz ve çıkartılacak doğru dersler bizi “yeni normal” döneminin yıldızı haline getirebilir. Daha çok dijitalleşmenin olduğu, Çin’in bu kadar baskın bir küresel tedarikçi olmadığı, ülkelerin daha korumacı olacağı ve yeni salgın tehditlerinin kapıda olduğu bir dünyada tehditler kadar büyük fırsatlar da vardır. Anlık gözlemleme yapan, çok düşünen ve hızlı hareket eden işletmeler bu dönemin fırsatları ile ilk tanışacaklar olacaktır. Bir başka yazımızın gündemini oluşturacak bir fırsat ülkemizdeki işletmelerin gündeminde olmalıdır: “Yeni Normalde Çin İşletmesi Olmak!”

Yazar: Guru Akademi Araştırma Ekibi

Diğer makaleler

Image
10 Nisan 2020, Cuma
Dünya Markası Yaratmada KOBİ'ler Hangi Yolu İzlemelidir?
Devamını Oku »
Image
25 Eylül 2017, Pazartesi
'AB projesi yapıyorum' diyorum. Havalı oluyor
Devamını Oku »