background

Soru Cevap

Küçük bir şirketken hayat güzeldi. Şimdi ne yapmalıyım?

KOBİ GURUSU: Önce girişimcinin “hayat güzeldi” ifadesiyle neyi kastettiğini açıklamaya çalışalım. Henüz büyüme veya hızlı büyüme sürecine girmemiş olan işletmelerin sahip olduğu bazı avantajlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

1. Genel giderlerin ve sabit giderlerin düşük olması: Bir işletme ne kadar küçükse altyapı ve kaynak ihtiyacı da o kadar az olur. Ölçek ve kapsam olarak küçük kalan bir işletmenin işyeri, personel, kira, hammadde, ekipman, bakım-onarım, yazılım vb. harcamaları yani işletme giderleri daha küçüktür. Bu da işletmenin daha hızlı ve daha çok kar etmesini kolaylaştırabilir.
2. Stratejik esneklik: Küçük işletmelerin büyük işletmeler karşısındaki en önemli avantajlarından bir tanesi hızlı ve çevik olmalarıdır. Problemlerin çözümünde süreci uzatan bürokratik engeller yoktur.
3. Daha az risk: Her büyüklükteki işletme doğal olarak risklere maruz kalmakla birlikte küçük işletmelerde bu riskleri yönetmek daha kolaydır. İşletme ne kadar küçükse yeni yatırım yapmak o kadar az zaman, enerji ve para gerektireceğinden işler yolunda gitmediği zaman geri dönüş yapmak ve toparlanmak kolay ve hızlı olacaktır. Oysa büyük boyutlu yatırımlar yapan daha büyük işletmeler için aynı kolaylık söz konusu değildir.
4. Az bürokrasi, hızlı karar alabilme: Küçük işletmelerde az sayıda çalışan olması ve hiyerarşik yapıların olmayışı işletme sahibinin daha hızlı karar almasını ve bu kararları hızla uygulamaya koymasını sağlar.
5. Daha iyi kontrol imkânı: Hızlı büyüyen firmaların karşılaştığı en önemli problemlerden bir tanesi kalite standartlarına uyumda zorlanmalarıdır. Üretim miktarına odaklanma olduğu için kalite problemleri yaşanabilir ki, bu da büyümenin sağladığı kazancı bir anda ortadan kaldırabilir. Küçük kalmayı tercih eden işletmede ise her şeyi yakın kontrol altında tutmak ve gözlemlemek mümkün olduğundan hem kalite açısından hem de müşteri beklentilerini karşılayabilme açısından avantajlı bir durum vardır. Böylece işletme rekabetçi konumunu korurken gerilimden de uzak kalmış olur. Bu koşullarda gerektiği zaman dışarıya iş yaptırma stratejisi kullanılarak büyük siparişler karşılanabilir. Böylece sürekli eleman istihdamı gerekmez.
6. Müşteriye yakınlık: Küçük işletmeler nispeten az sayıda olan müşterilere kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet sunabildiği için ve müşteri ilişkilerini bire bir yürütebildiği için müşteri ile yakınlık ve güçlü bir bağ oluşturarak onların güvenini ve sadakatini daha kolay kazanabilir.
7. Personel bağlılığı: Küçük işletmede az sayıda personel üzerinde daha fazla sorumluluk bulunacağı için personel aidiyeti ve bağlılığı daha yüksek olur.
8. Odaklanabilmek: Küçük işletmeler en iyi yaptığı işe odaklanarak pazarda daha kolay derinleşebilirler. Uzmanlaşarak çok iyi yaptıkları ürün veya hizmeti daha yüksek fiyatlarla niş pazarlarda satabilirler. Küçük niş pazarlarda daha az rekabet olduğu için karlılık daha yüksek olabilir. Büyümek ise çok çeşitli ihtiyaçlara sahip müşterilere hizmet sunmayı gerektireceğinden uzmanlık ve odaklanma avantajlarından vaz geçmek demektir. Ancak hedeflenen niş pazarın yeterli gelir sağlayacak büyüklükte olması gerekir. Niş pazarda faaliyet göstermek aynı zamanda temel yeteneklerin geliştirilmesine imkân sağlar.
9. Daha az mevzuat yükü: Belirli bir büyüklükten sonra işletmeler SGK Mevzuatı, İş Mevzuatı ve İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı yönünden daha fazla yükümlülük ile karşı karşıya kalırlar.

Küçük kalmanın yukarıda sayılan tüm avantajlarına rağmen büyümenin de birçok avantajı vardır. Ekonomi, sektör, Pazar ve rakipler büyürken büyümemek rekabet avantajını kaybettirir. Yeni fırsatlar büyümekle ortaya çıkar. Nakit akışı rahatlar ve maliyetler düşer. Pazar riskleri daha kolay dengelenebilir. Büyüyen bir işletme daha büyük projelerde yer alabilir. Çalışanlar için daha cazip bir ortam haline gelebilir ve daha nitelikli elemanları cezbedebilir.