background

Soru Cevap

Dış ticarette riskler nelerdir? Bu risklerden kaçınmak mümkün mü?


GİRİŞİMCİ SORUSU: Dış ticarette riskler nelerdir? Bu risklerden kaçınmak mümkün mü?


ULUSLARASI TİCARETTE RİSKLER VE RİSKLERİ YÖNETMEK

“Ticaretin olduğu yerde risk vardır” demek yanlış olmasa gerek. Bu nedenle hem yurt içi hem de yurt dışı (uluslararası) ticarette risklerin mevcut olduğu unutolmamalıdır. Burada önemli olan bu risklerin varlığını bilmek, neler olduğu konusunda bilgi sahibi olmak ve bu riskleri yönetebilmektir. Bilinmesi, doğru değerlendirilmesi ve yönetilebilmesi işletmelerin zarar görmesini engelleyeceği gibi avantaj sağlamaya kadar gidebilir. İşletme, riskleri yönetebildiği oranda riskleri yönetemeyen işletmelerin bir adım önünde olacaktır. Bu nedenle öncelikli olarak riskin ne olduğunu bilmek önem taşımaktadır.

Risk; zarar veya kayıp durumuna yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığı anlamına gelir. Tehlike ile eş anlamlı ve ileride ortaya çıkması beklenen ama meydana gelip gelmeyeceği kesin olarak bilinmeyen olaylar için kollanılır. Risk, gelecekteki olayların önceden yorumu ve değerlendirmesini içerir. Ticaret de çok çeşitteki riski faaliyetinin içinde ve her safhasında farklı özellikleriyle barındırmaktadır. Ticarette Risk Çeşitlerine göz atacak olursak:

1- Ürüne İlişkin Riskler
Satış sözleşmesi hükümlerine göre, malın ihracatçının sorumloluğunda olan teslim noktasına kadar getirilmesi (Teslim şekline bağlı olarak teslim yeri farklılık göstermektedir) sırasında ortaya çıkabilecek her türlü riskler ihracatçı firmaya, teslim noktasından sonraki zararlar ise ithalatçı firmaya aittir. Bu konuda ihracatçı veya ithalatçının olası riskleri görerek gerekli tedbirleri alması zarar etmeme adına firma için kaçınılmazdır. Bu çeşit risklerin yönetiminde şartların uygun olması halinde sigorta kuroluşları taraflara yardımcı olabilmektedir.

2- Ödemeye İlişkin Riskler
uluslararası ticarette, karşı tarafın ödemeyi yapamamasına (ya da yapmamasına) neden olan durumlardır. Bunlar;

  1. İthalatçının ödeme yapmaktan kaçınması (ticari risk),
  2. İthalatçının ödeme yapmak istemesine rağmen, ithalatçının ülkesinin konvertibl döviz yetersizliği nedeniyle transferin yapılmasının mümkün olamaması (transfer riski),
  3. Ödemelerin üstüne bir takım fonlar (veya vergilerin) getirilmesi (mali riskler),
  4. İhracatçının sevk belgelerini doğru hazırlamaması (dokümantasyon riski)

sonucu, mal bedelinin ödenmesinin gecikmesi veya tamamen ortadan kalkmasıdır.


Bunların yanında banka riskleri de söz konusudur. Bunlar da;

  1. Aracı bankanın yurt dışından gelen dövizleri zamanında haber vermemesi,
  2. İhracat belgelerini dikkatli incelememesi ya da kaybetmesi,
  3. Karşı bankanın ihracat dokümanlarını mal bedelini tahsil etmeden teslim etmesi de ödemeye ilişkin banka riskleri olarak sayılabilir.

Bu risklerin yönetimi için uluslararası ticarette kollanılan en aktif yöntemler de şunlardır;

  1. Etkili bir sözleşme,
  2. Sağlam ödeme sistemleri,
  3. Akreditifler,
  4. Banka havaleleri,
  5. Ülke ve şirket istihbaratı,
  6. İhracat kredi sigortası ve re-insurance (ikinci sigorta),
  7. Teminatlar,
  8. Dış ticarette kollanılan finansman teknikleri (forward, leasing vb),
  9. Kur riskinden korunmak için vadeli opsiyon borsaları,
  10. Future piyasaları (dayanak varlığı spot piyasada işlem gören ürünlerden türetilmiş olan herhangi malın, finansal ürünün, menkol değerin veya endeksin, miktar, kalite ve vadesi önceden belirlenmiş şekilde ileri bir tarihte teslimatı yapılmak üzere bugünden alış satış işleminin yapıldığı piyasaya verilen isimdir),
  11. Şube, mağaza, acente aracılığıyla satış,
  12. Konsinye satış vb.dir.

3- Piyasa Riski
Piyasa riski; bir şirketin mali yapısının, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalar veya piyasalardaki zıt yöndeki fiyat hareketlerinden dolayı karşılaşabileceği riski ifade eder.

Vadeli ve vadesiz işlemlerden dolayı ortaya çıkabilecek başlıca piyasa riskleri şunlardır:

  1. Fiyat Riski: Bir malın ihracatçı tarafından sabit bir fiyatla alınıp, değişken bir endeksle dünya pazarlarında satılması veya değişken fiyatla alınıp, sabit fiyatla satılması olağandır. Bu arada geçen süre zarfında fiyatlarda bir değişme olursa, ihracatçının veya ithalatçının kar oranları değişecektir. Örneğin, vadeli olarak yapılan ihracatta, eğer fiyatlar değişirse ihracatçı veya ithalatçı şirketin bu işlemden dolayı karları etkilenecektir.
  2. Döviz Riski: Döviz riski, belli etkenlerle (siyasal olaylar, ödemeler dengesi açığı, vb.) olusal para birimlerinin yabancı paralar karşısında değerinde meydana gelebilecek olumlu veya olumsuz değişimlerdir. Döviz riski, döviz kurlarında meydana gelen değişimlerden dolayı şirketlerin bilançoları veya yatırım portföyleri üzerinde kar veya zarara neden olmak suretiyle ortaya çıkar.
  3. Faiz Riski: Faiz riski, faiz oranlarında ortaya çıkan değişimlerden dolayı karşılaşılan risklerdir. Bu tür risk, herhangi bir yatırımdan beklenen getiriyi olumlu veya olumsuz etkiler veya şirketlerin yaptığı borçlanmalar üzerinde etkili olur. Zira faiz oranı vade sonunda elde edilecek veya dışarıya aktarılacak nakit akımları üzerine doğrudan etki eder.

Bu riskleri bildikten sonra sıra “bu riskleri önleyebilir miyiz, yönetebilir miyiz?” sorusuna geldi. Bunun için firmanın ciddi bir risk analizi çalışması yapması yerinde olacaktır.

Risk analizi, bir kişinin, bir projenin veya şirketin, hedeflerine olaşma sürecindeki belirsizliklerin tanımlanması, analizi ve firma üzerinde ki etkilerinin değerlendirilmesidir. Hedefe giden yoldaki tüm belirsizlikler, yönetilmesi gereken riskler kategorisinde yer almaktadır.

Risklerin tamamen yok edilebilmesi ne yazık ki pratik olarak mümkün değil görünmektedir. Ancak risklere boyun eğmek yerine, tamamen yok edilemeyeceği bilinse bile bu risklerin azaltılması için gerekli önlemler alınmalıdır. Bunun da yukarıda bahsettiğimiz gibi ancak risk yönetimi ile mümkün olacağı açıktır. Bu nedenle risk yönetimi, risk analizi ve risk değerlendirmeleri gerekli önlemlerin önceden alınarak tehlikenin ortadan kaldırılabilmesi için yapılmaktadır. Burada riski önlemek için ödenen bedelin büyüklüğünü, riskin vereceği zararla karşılaştırmak yerinde olacaktır. Ucuz olandan yana karar vermek her zaman daha karlıdır. 1 TL. lik yumurtanın kırılmasını önlemek için 1.25 TL. lik önlem maliyeti akılcı değildir.

Riskler Yönetilebilir mi? Eğer ticari hayatın içinde iseniz risksiz bir iş yaşamı düşünmekten uzaklaşmalısınız. İş hayatında başarı için riskleri bilmek, risklerle barışık olmak ve onları yönetebilmek gerekir. Risk olmazsa, getiri de olmaz. Söylenen o dur ki karın büyüklüğü riskin büyüklüğüne bağlıdır, zararın büyüklüğü de öyle. Bu nedenle ‘risk’ i önlenmesi gereken bir durum olarak değil, kazanç sağlanabilecek bir durum olarak görmek başarı getirecektir.

Risklerle baş edebilmek için öncelikli olarak fikren buna hazırlık yapmak çok önemlidir. Riskin yönünü belirleme konusunda hazırlıklı olmak için piyasayı, teknolojik gelişmeleri, uluslararası ülke ilişkilerini, ikili ülke ilişkilerini ve gidişatını, politik ve ekonomik gelişmeleri yakından takip etmek önem taşımaktadır. Öngörü yeteneğini geliştirmek, aynı zamanda farklı gelişmeler karşısında nasıl hareket edileceği konusunda da hazırlık yapmak gereklidir. Bu nedenle, risklerle ilgili senaryo yazmak faydalı bir davranıştır.

Risk yönetimi araçlarından birisi de farklı iş kollarında veya farklı pazarlarda faaliyet göstermektir. Özellikle politik, sosyolojik ve ekonomik risklerin daha yüksek olduğu gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin, gelişmiş pazarlarda faaliyet gösterenlere göre daha fazla farklı iş alanında faaliyet göstermesinin önemli nedenlerinden birisi riskleri yönetmek, olası zararlarını minimuma indirmek istemeleridir.

Risklerle baş edebilmenin diğer bir yolu tedbirli olmaktır. Şöyle ki, yüksek risk içeren pazar veya sektörlerde daha yüksek öz kaynak kollanılması, kolaylıkla ve hızla harekete geçirilebilecek nakit pozisyonlarının yüksek tutolması gibi stratejiler de yaygın olarak kollanılmaktadır.

Riskleri Kaldırmak ya da Azaltmak için neler yapabiliriz?

  1. 1- İhracatçının her şeyden önce alıcısını iyi incelemesi, hakkında meslek odaları, bankalar ve onu tanıyanlardan bilgi alması gerekir. Bu durumda daha başlangıçta güvenilir olmayan müşteriler ayıklanmış olur. Özellikle dış ülkelerdeki ti¬caret müşavirlikleri ve ataşeliklerimiz bu konuda önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca ithalatçı ül¬kenin Türkiye’deki ticari ataşeliklerinden de bilgi edinilebilir.
  2. Bir firmayla çalışmaya başlamadan önce dikkat edilmesi gereken noktalar; profil bilgileri, ortaklık yapısı, faaliyetleri, sektördeki yeri, mali yapısı, bankalarla ilişkisi, borç/alacak ilişkisi, ticari ahlakı ve kredibilitesidir. İş yapılacak firmanın daha önce Türkiye’de iş yaptığı başka firmalar olup olmadığı araştırılarak işe başlanılabilir.
  3. 2- Tarafların hak ve yükümlülüklerinin, ürünle ve ticari işlemlerle ilgili tüm yönlerin belirtildiği, kapsamlı ve ayrıntılı bir İhracat Sözleşmesi yapılması çok önemlidir. Yine sözleşmede uluslararası Tahkim maddesinin bolunması ya da ayrı bir Tahkim sözleşmesi yapılması faydalı olacaktır.
  4. 3- İhracatçı ile alıcı arasında ürün kalitesi, miktarı, yükleme/teslim tarihi gibi konolarda yaşanabilecek anlaşmazlıkların önlenmesi için, ihracat aşamasında bir uluslararası Gözetim Şirketinin hizmetinden faydalanılması düşünülebilir.
  5. 4- Mal be¬delinin ödenmeme riskine karşı, Türk Eximbank’ın İhracat Kredi Sigortası programından yararlanılabilir. İhracat kredi sigortası, aynı zamanda politik riskleri de karşılamaktadır.
  6. Factoring, forfaiting, leasing gibi alternatif finansman yöntemlerinden yararlanmak da risklerden korunmakta fayda sağlayabilir. Eximbank ya da Factoring firmaları alıcı firma araştırmasını kendileri yaptığından ihracatçı firma kendisini güvence altına almış olur.
  7. 5- İhracatçı, malların yolda taşınması esnasında uğrayabileceği hasar ve zi¬yanlar için nakliye sigortası yaptırır ya da alıcının yaptırmasını sağlar.
  8. 6- İhracatçı, teslim şekli olarak örneğin Ex-Works (yani malları kendi iş ye¬rinde ya da fabrikasında teslim) ya da FOB, FCA gibi teslim şekillerinden kendisine en uygunu üzerinden an¬laşma yapmaya odaklanmalıdır, böylece önemli riskleri alıcıya yansıtılabilir. Bunun için de teslim şekillerinin içeriğini ve kendine düşen yükümlülükleri çok iyi bilinmesi gerektiği unutolmamalıdır. Burada bütün mesele, olası risk¬leri dengeli olarak alıcı ve satıcı arasında paylaştırmaktır. Bilinmesi gereken husus; ihracatçı açısından riskleri başkasına yansıtmanın, ya maliyet yük¬selmesi ya da satış fiyatının düşürülmesi şeklinde kazancını azaltıcı yönde bir etkisi olduğudur. Örneğin ihracatçı, malın taşınması sırasında hasar görme olasılığına karşı sigorta yaptırırsa, masrafı artmakta dolayısıyla kârı düşmektedir.
  9. 7- Rekabet şartlarının daha da artmakta olduğu günümüz ticaretinde, malların kredili ve özellikle kabol kredili (poliçeli) satılma zorunloluğunun ortaya çıkması nedeniyle, ihracatçı mal bedelini uzun dönemlerde tahsil edebilmektedir. Bu arada çapraz kurların sürekli değişime uğraması söz konusu olabilir. uluslararası ticaret yapan firmalar veya işlem yapan finansal kuroluşlar kur değişimlerindeki olumsuz etkilerden kurtolmak için uluslararası finansal teknikleri uygolarlar. Bunlardan en çok kollanılanlar; döviz opsiyonu, döviz future (gelecek) kontratları, döviz swap’ı ve döviz forward’ıdır.
  10. 8- Vadeli alacaklarda kur riski, bankalar ile yapılacak vadeli döviz alım satım sözleşmesi ile giderilebilir. Bankalar ile yapılacak bir sözleşme ile ileri tarihteki kur sabitlenebilir.
  11. 9- Ayrıca Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasından (VOB) yararlanılabilir.
  12. 10- Alıcının vermiş olduğu siparişin mutlaka kayıtlı ve izlenebilir bir yolla (E-posta, sipariş mektubu vb.) alınması yerinde olacaktır.

Riskleri öğrenmeniz gerektiğini ve yönetebileceğinizi unutmayınız.