İş Hukuku’nda Arabuluculuk Kavramının Avantajları Var Mıdır?

13 Ocak 2020, Pazartesi Makaleler
Image
access_time Okunma Süresi : 

İş Hukuku’nda arabuluculuk kavramı özellikle İş Hukuku’nun genel işleyişine olan yansımasına baktığımızda işverenler açısından çok önemli bir yere sahiptir. En önemli özelliklerinden birisi sürecin tamamen gizlilik içinde işlemesidir. Çok doğaldır ki, Mahkeme safhasına gelindiğinde işverenler ticari itibarlarının zarar görmesinden endişe duyarlar. Çünkü yargılama alenidir. Arabuluculukta ise sürece katılanların hepsi gizliliğe riayet etmekle yükümlüdür. Gizliliğe uymamanın ciddi yaptırımları olduğu için arabuluculuk taraflara tam bir koruma sağlar.

İş Hukuku’nda Arabuluculuk Kavramının Avantajları Nelerdir?
İş Hukuku’nda arabuluculuk kavramının bilinen bir diğer faydası ise dostane bir çözüm yöntemi olmasıdır. Eğer, korunması gereken uzun süreli bir ilişki söz konusuysa arabuluculuk önerilmektedir. Diyelim ki; işçisinden memnun bir işveren bir anlık uyuşmazlığa düştü ve o uyuşmazlık çözülemediği için durum bir çatışma haline dönüştü. Bu noktada taraflardan birisinin dava açma yolunu seçtiği düşünülürse bu çatışma, iyice gerilimli bir hal alacaktır. Oysa, belki de uyuşmazlık kullanılan küçük bir kelime veya cümleden çıkmıştı. Çatışma olmasaydı, iki tarafın da ileriki zamanlarda birbirlerinden kazanımları çok daha fazla olabilirdi. Bu noktada arabuluculuyu devreye sokmak, tarafların tartışmalarına bir es vermiş olacak ve bu süreç onlara harekete geçmeden önce nefes alma imkânı verecektir. Arabulucunun oturumlarda mümkün olduğunca ortamı yumuşatma fonksiyonu olduğundan, taraflar müzakerelerini daha ılımlı bir ortamda sürdürebilecektir.

İyi bir arabuluculuk süreci sonunda taraflar “kazan – kazan” ile masadan ayrılacaklardır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, arabuluculuk görüşmeleri sonunda kısmen anlaşma sağlandıysa, anlaşma sağlanamayan kısımlar için, hiç anlaşma sağlanmadıysa tüm uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmak mümkündür.

İş Hukuku’nda Arabuluculuk Tasarruf Sağlar Mı?
İş Hukuku’nda arabuluculuk süreci, zaman ve masraf açısından da tasarruf imkânı sağlar. Arabuluculuğun dava şartı olduğu yani zorunlu olduğu iş davalarında, arabuluculuk süreci üç hafta içinde sonuçlandırılmak zorundadır. Bu süre her iki tarafın da rızasıyla en fazla 1 hafta daha uzatılabilir. Dolayısıyla, çatışma mahkeme yargısına göre çok daha kısa sürede çözümlenebilmektedir. Anlaşmayla sonuçlanan bir arabuluculuk süreci sonunda işveren, belki de “yeni eleman bulma” sıkıntısından kurtulacak, sonlanmasından kendisinin de zarar göreceği bir ticari ilişkiyi devam ettirebilecektir. Mahkeme sürecine varmadan dostane ve barışçıl yöntemlerle anlaşmaya vardığı çalışanıyla, tedarikçisiyle veya müşterisiyle çok daha verimli ve uzun süre beraber çalışabilecektir. Tabii aynı durum karşı taraflar için de geçerlidir.

İş Hukuku’nda arabuluculuk sisteminin her ne kadar mahkemelerin dosya yükünü azaltmak amacıyla getirildiği kanısı yaygınsa da, arabuluculuk esasen sosyal devlet anlayışının bir parçasıdır. Taraflar bu süreçte anlaşamamış olsa bile, masadan daha özgüvenli ve daha mutlu kalkacaklardır. Bu da Mahkeme sürecinin daha hızlı ve sağlıklı ilerlemesini sağlayacaktır.

Yazar: Güzin Haliloğlu - Avukat, Arabulucu

Diğer makaleler

Image
20 Mart 2020, Cuma
Durumsal Liderlik ve Bir Örgütü Yönetmede Etkinliği
Devamını Oku »
Image
4 Aralık 2019, Çarşamba
İthalat ve İhracatın Avantajları ve Dezavantajları
Devamını Oku »
Image
4 Şubat 2020, Salı
BCG Matrisi KOBİ'ler Tarafından Nasıl Uygulanır
Devamını Oku »